ezgif-4-0f47c09fe326.gif

UHAK2019

ULUSAL HİKAYE ANLATICILIĞI KONGRESİ

İstanbul, Türkiye

11-12 Ekim 2019

SANAL GERÇEKLİK HİKAYE ANLATICILIĞI VE MEKAN ALGISI

Burcu Nimet Dumlu 

Özet. Sözlü kültürde hikaye anlatımı deneyimin aktarımıydı ve kulaktan kulağaydı. Fakat teknolojik olanakların geliştiği bu yüzyılda, ‘hikaye anlatımı’ fotoğrafın, sinemanın ve farklı dijital teknolojilerin alanına girmiştir. Hikaye anlatıcılığı, çoklu medya ortamlarının konuya dahil olmasıyla birlikte birden fazla duyunun uyarılabildiği ve deneyimin arttırıldığı bir noktaya taşınmıştır. Fotoğraf ve sinemanın tek yönlü etkileşim kuran sistemleri görsel ve işitsel uyarım oluşturmakta sözlü aktarımdan ileri gitmiş olsalar da yarattıkları deneyim kısıtlı kalmaktaydı. Fakat sanal gerçeklik teknolojileri ve bu teknolojinin uzantıları, çok duyulu, etkileşimli ‘deneyim’ ortamları için yeni olanaklar sunmak için uygun hale gelmiştir.

 

Okumak ya da dinlemek hikayeye aktif katılımı yalnızca hayal gücüne bırakan sınırlı bir duyusal etkileşimle gerçekleşir, ancak sanal gerçeklik ortamında deneyimle(n)meden söz ettiğimizde hayal gücüne yeni olanaklar açan bir bedensel katılımdan bahsetmiş oluruz. Hikayeye katılım olanağı veren, 360 derece hareket etme şansı, 3 boyutlu karakterler ve 3 boyutlu ortamda bulunmak gibi olanakları getiren sanal gerçeklik teknolojileri hikaye deneyimini farklılaştırmaktadır. Hikaye deneyimi, orada bulunma (presence) ve daldırma (immersion) hissi ile zenginleşmektedir. Sanal gerçeklik teknolojisi aracılığıyla hikaye anlatıcılığı, kullanıcıya sağladığı 360 derece gezinme ve 3 boyutlu ortamda hareket şansı ile, hikaye anlatımını kendi tercihi olan çerçevede (kadraj) izleme ve takip ettiği hikayeyi kişiselleştirme olanağı tanır. Kullanıcı için bu izleme biçimi gerçek hayat deneyimine benzemektedir. Herhangi bir karar verici olmadan kendi tercihleri doğrultusunda deneyimlediği dünyayı, sanal ortam da sunabilmektedir. Bu durum film, video gibi medya ortamlarında mümkün olmayan bir olanaktır.

 

Sanal gerçeklik, hikaye mekanının bir öğreti alanına dönüşmesine de fırsat vermektedir. Kullanıcı kendi deneyimini, mekansal bağlamda da deneyimleyebilir ve aktarabilir. Hikayenin ‘yer’le kurduğu ilişkinin, yalnızca görsel (resim, fotoğraf vs) ile tetiklenebildiğini bildiğimiz mekansal hafızanın, sanal gerçeklik ortamında kullanıcı imgeleminde yer etmesi beklenmektedir. Bilişsel mimaride bahsi geçen ‘mnemonics’ (hafızaya yardım eden/belletici) kavramı, bir mekanın hafızada hikayeleştirilebilir özellikleri üzerinden tasvir edilmesi biçiminde yorumlanabilmektedir.

 

Sanal gerçeklik hikaye anlatımının mekan algısını nasıl etkilediği üzerine 40 katılımcıyla yapılan deneyde, kullanıcıların neredeyse tamamı sanal gerçeklik ortamının mekanı algılamak için deneyimledikleri diğer medya ortamlarından çok daha iyi olduğunu bildirdi. Bir kısım kullanıcı ise 360 derece ortam içerisinde olmanın, hikayeyi takip edip algılayabilmek için dikkat dağıtıcı olduğunu aktardı. Sanal gerçeklik ortamında kullanıcının ‘mnemonics’ becerilerinin tetiklendiği ve hikaye mekanlarını öyküleştirerek anlattıkları görüldü.

Anahtar Kelimeler: Sanal Gerçeklik, Hikaye Anlatımı, Mekan Algısı